Biyografi

Sine Ergün

SİNE ERGÜN, 1982'de doğdu. Öykü, şiir, çeviri ve denemeleri çeşitli dergi ve derlemelerde yer aldı. Yurtiçi ve yurtdışı sergilere, sanatçı programlarına katıldı. İlk kitabı Burası Tekin Değil'i (2010) Bazen Hayat (2012) izledi. Bazen Hayat kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanan yazar, 2017 Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü'ne de layık görüldü.

Kitaplar

Baştankara

Çocukken bir kuş öldürdüm, dedi adam, ben öldürmedim, arkadaşım öldürdü, arkadaşım da değildi, o gün beraberdik işte. Yiyelim, dedi, tüylerini yolduk, yine de ısırınca ağzıma geliyordu tüyleri. Niçin uydum ki ona. Kalktı, suya uzandı, içti, öfkeyle döndü. Bizi niçin almadılar? Ben, dedi kadın, kiminle gideceğimi seçemedim...

Sine Ergün, okurumuzun yakından takip ettiği öykücülerimizden biri. Kısa ve etkili öyküleri, hayata, yaşadığı kente ve çevreye farklı bakışıyla hemen öne çıkıyor. Baştankara'da yeni öykü alanlarına giriyor; gerçekliğin kırıldığı, ruhsal durumların daha derinine inilerek incelendiği, bilinçaltının anlık çakımlarına kulak verilen kısa öyküler bunlar. Dikkatle okunması gereken, konuşulacak bir öykü kitabı Baştankara.

Bazen Hayat

Bir birbirlerine, bir önlerine bakıyorlardı, kimse konuşmaya başlamıyordu. İnanır mısınız, kalbim güm güm atıyordu. Benim de. Yakınlarda bir otel var, gidelim mi, dedi adam, yok artık, dedim, adam hızlı çıktı. Kadın utangaç, önüne baktı, hafifçe başını salladı. Artık utanacak ne kaldıysa. Duraksadı, Yanlış anlamayın, kocamı seviyorum, dedi, artık yanlış anlaşılacak ne kaldıysa. Merak etmeyin, ben de karımı seviyorum, dedi adam. Kesin evli değildi, eminim değildi. Kadın, evet, evliydi ama adam değildi. Sonradan musallat olmasın diye evli olduğunu söyledi, kalıbımı basarım.

Bazen Hayat, öykücülüğümüzün en genç kuşağının dikkat çekici yazarlarından Sine Ergün'ün ikinci kitabı. Ergün, kısa, yalın öyküler yazıyor. Bu öyküler, hayatın sıradan görünen yüzüne eğiliyor. Ama insanın içini kemiren, bir kez farkına varıldıktan sonra unutulamayan ayrıntılar yakalıyor orada...

Burası Tekin Değil

Konuştu, Burası tekin değil, dedi. Ses tonu görünüşünden beklenmeyecek kadar toktu, konuşması düzgündü, hoş bile denebilirdi. Yanıt vermedim, yürümeye devam ettim. Burası tekin değil, dedi yine, Evet, değil, dedim. Yaklaştı, omzu omzuma değiyordu, Sen ne arıyorsun, diye fısıldadı, aradıklarım bir bir düştü aklıma, hepsi bulanıktı, aslında bir şey aradığım da yoktu, Ne istiyorsun, dedim. Ne istediğini biliyordum. Niçin istediğini de bir an bildiğimi düşündüm. Şuracığa sıkıştırsa beni rahatlayacaktı. Rahatlamak istiyordu. Ben de. Bunaltı.

Burası Tekin Değil, son yıllarda niteliği giderek artan öykücülüğümüzün en dikkat çekici kitaplarından biri. Sine Ergün, yirmi yedi kısa öyküsünün yer aldığı bu ilk kitabında her türlü gösterişten, süslü anlatım yöntemlerinden uzak kalmayı başarıyor; alabildiğine yalın bir dille yazıyor. Öykülerin güzelliği de bu yalın anlatımın okurda bıraktığı çok özel, buruk duygudan kaynaklanıyor. Burası Tekin Değil, özellikle kent insanının fotoğrafına bakan, okuduktan sonra uzun süre unutulmayan öykülerden oluşan bir kitap.